Yayınlar

Bay-Binet-Ayse-Acar-Kapak

Yüzyıl – Bay Binet

Ayşe Acar

Siyah Kitap – Roman

Mesela Platon, kendi yaşam hikayesinin binlerce yıl sonra milyarlarca Doğal İnsan, Yapay Zeka ve Humac tarafından izlenmesini ister miydi acaba? Muhtemelen hayır.

Tüm sınırlar ortadan kalktı ve dünya üç bölgeye bölündü. Birinci bölgede sadece yapay zekâlar ve seçilmiş doğal insanlar, ikinci bölgede robotlar, üçüncü bölgede ise doğal insanlar yaşıyordu ve bölgelerarası ilişkileri düzenleyen tek bir anayasa vardı: Evrensel Anayasa.

Birinci Bölge’de yaşayanlar bilim ve sanat ve felsefeyle ilgileniyor, Üçüncü Bölge’de yaşayanlar doğal yaşamlarında yapay zekâ ve robotlarla bir arada olmak istemiyor, İkinci Bölge’de bulunan robotlar ise iki bölgenin ihtiyaçlarını üretiyorlardı. Evrensel Anayasa’ya göre sadece Üçüncü Bölge’den Birinci Bölge’ye geçiş yapmak isteyenler başvuruda bulunabiliyor ve eğer nitelikleri uygun bulunursa bir daha geri dönmemek üzere Birinci Bölge’ye transfer edilebiliyorlardı.

Her şey düzgün ve kurallara uygun gidiyor, herhangi bir sorun yaşanmıyordu. Ta ki bir gün, Birinci Bölge’nin yönetim binası Gri Salon’a düzenlenecek saldırılara kadar…

Hamur Tipi : 2. Hamur
Medya Cinsi : Ciltsiz
Sayfa Sayısı : 384
Ebat : 13×20
Baskı Sayısı : 1. Baskı
İlk Baskı Yılı : 2017

 


 

gezi-yeni-bir-cag-basliyor

Gezi – Yeni Bir Çağ Başlıyor
Ayşe Acar

Goa / Araştırma İnceleme Dizisi

Bir gece yarısı ansızın Gezi Parkı’na giren kolluk kuvvetlerimizin nefretine ve şiddetine tanık olduk ekranlarda. Ortalığı nasıl dağıttıklarını, çadırları nasıl yaktıklarını, bilmem kaç bar basınçla insanların kafasına nasıl su sıktıklarını izledik. Kahrolduk… Kıyamete üflenen sur misali, vicdanlarımıza seslenen çağrının peşinden koştuk. On iken yüz, yüz iken bin, bin iken milyonlar olduk… Ve dahi şair yelekli çocuğun söylediği gibi; “Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.”

Haziran bitti. Temmuzlar gelecek. Ağustoslar, Eylüller ve Ekimler… Haftalar, aylar ve mevsimler geçecek ama biz asla vazgeçmeyeceğiz! Çok şey söylendi, yazıldı ve çizildi Gezi’ye dair. Dışarıda olanların; Gezi’yi olur olmaz şeylerle irtibatlandırabilmek için atmadıkları takla, yapmadıkları madrabazlık, söylemedikleri yalan kalmadı. İçeride olanların; vicdanlarında çınlayan sesi anlamlandırabilmek için kurmadıkları hayal, koşmadıkları yol, konuşmadıkları dost kalmadı. Çok şey söylendi, yazıldı ve çizildi Gezi’ye dair AMA böylesi söylenmedi…

Eylemler sırasında tanıştığım yazar elinizde tutmakta olduğunuz eserinde; yüreğimizin en derininde hâlâ yaşadığımız ve fakat tasvir etmekte, anlamlandırmakta ve neden sonuç ilişkisi kurmakta zorlandığımız Gezi Parkı Direnişini, daha önce hiç ele alınmamış bir yöntemle – tarihi, sosyolojik, felsefi, teolojik ve olgusal – bazda ele alarak ufkumuzu açmakta ve yakın geleceğe dair duymayı çok özlediğimiz güzel haberleri de bizlere müjdelemektedir.

Hepimize ait olan ama hiçbirimizin malı olmayan Gezi Parkı sürecinin doğru anlaşılması ve analiz edilmesi adına hayati bir misyon üstleneceğine inandığım bu eserin, akademik ve bilimsel tartışmaların seviyesinin yükseltilebilmesi adına da önemli bir referans olacağına yürekten inanıyorum. Tarihte ikinci defa “yeni bir çağın doğumuna analık yaptığına” inandığım İstanbul’a ve dahi ona 5.532 eylemle eşlik eden Anadolu’nun fikri hür, vicdanı hür, “düşlerinde özgür” insanlarının tamamına, kısaca Gezi’nin Altın çocuklarına hediye edilmiş bu esere, aynı yüksek şevk ve heyecanla sahip çıkmanızı temenni ediyorum.
-Bülent Peker – Gezi Parkı Direnişçisi-


Türkçe
168 s. — 2. Hamur– Ciltsiz – 14 x 21 cm
İstanbul, 2014
ISBN : 9786055097202