By

Yapay Zekadan Haber

 

Sibernetik, Hologram, Kuantum, Manyetik Alan, Yapay Zekâ gibi konularda önemli gelişmeler oluyor. Özellikle “yapay zekâ” konusu bilindiği gibi tüm teknolojiyi derinden etkileyip değiştiriyor ve değişimin hızı her geçen gün katlanarak büyüyor. Geliştirilmiş dil kuramlarıyla hayal dünyamızı zorlayan önemli adımlar atılıyor artık.

(yapay zekâ konusunda –bir ön bilgi olarak işe yarayabilir– daha önce yayınlanmış bir yazım: http://www.ayseacar.net/2014/01/ )

Bu adımlar “yapay zekâ ve etik” üzerine yapılan tartışmaları da beraberinde getiriyor doğal olarak.  Esasında tartışmalar uzun zamandır yapılıyor, fakat gelişmelerle ilgili bir nevi “uyarı” niteliği taşıyan makaleler yeni yeni yayınlanmaya başladı.

Geçtiğimiz hafta bilim dünyasının en tanınan isimlerinden olan Fizik Profesörü Stephen Hawking, İngiliz Independent Gazetesi’nde yayınlanan makalesinde ciddi uyarılarda bulundu ve Yapay Zekâ teknolojilerinin kontrolsüz gelişimine dikkat çekti. Uyarı öyle bir düzeydeki Hawking, yapay zekâ konusundaki gelişmelerin “insan ırkının son başarısı” olabileceğini dahi belirtiyor.

yapay_zeka_resim

Açıklamasında konuyla ilgili olumlu cümleler de var tabii. Şöyle: “Son dönemde kendi kendini süren otomobiller, bilgi yarışmalarını kazanan robotlar, Siri, Google Now ve Cortana gibi dijital asistanlar icat edildi. Bütün bunlar yapay zekâ teknolojileri konusunda önemli bir araştırma ve yatırım savaşının başladığına işaret ediyor. Bu teknolojiler, hastalıkları, savaşları ve fakirliği sona erdirebilir. Orta vadede ekonomimize büyük faydalar sağlayabilir. Yapay zekâ insanlık tarihinin en büyük ve önemli başarısı olabilir.”

Buraya kadar her şey yolunda, fakat ardından önemli bir uyarı geliyor Hawking’den:

“Kısa vadede ordular kendi kendine hedefleri yok etme kararı alabilecek silahlar geliştirmeye çalışıyor. Birleşmiş Milletler ve Human Rights Watch daha şimdiden bu tip silahların yasaklanması için bir anlaşma imzalanmasını önerdi.”

Hawking bir nevi, atomun parçalanması için ömrünü harcayan bilim insanlarının buluşlarının, atom bombasını da yaratabildiği gerçeğini hatırlatıyor.

“Yapay zekâ insan zekâsını geçebilir mi?” merak ediyoruz doğrusu. Hawking, bunun mümkün olabileceğini ve büyük bir tehlike olduğunu söylüyor:

“Uzun vadede partiküllerin insan beyninden daha gelişmiş hesap ve planlar yapacak şekilde organize olmasını engelleyecek hiç bir fizik yasası bulunmuyor. Böyle bir oluşum bizler için büyük bir dönüm noktası olabilir. Elbette bu filmlerdekinden çok daha farklı şekilde gerçekleşebilir. Yapay zekâ sürekli kendini geliştirir. Böyle bir teknoloji ekonomik piyasaları kontrol altına alır. İnsan mucitlerden daha fazla keşif yapmaya başlar, insanların anlam bile veremediği silahlar geliştirebilir.”

Tablo aslında izlediğimiz bilim kurgu filmlerinden farklı durmuyor: Yapay zekâ insan zekâsını geçebilir hiçbir engel yok, onların icatlarının yanında bizimki basit kalabilir, ekonomi piyasalarını ele geçirebilir ve canlarının istediği silahları geliştirip kullanabilirler.

Yapay zekâ “gelişmiş robot teknolojisi”ni elektrik süpürgesi ile karıştırmamakta fayda var, zira “Bir açma-kapama düğmesi vardır her hal, düğmeye basarız kapanır robot,” gibi bir yaklaşımın biraz dışında bir durumla karşı karşıyayız. Gelişmelere uzak kalmamakta, takip etmekte fayda var. Son gelişmelerin “etik tartışma” oranlarını arttırması oldukça önemli, fakat bu teknik gelişmelerin hızla devam edeceği de bir gerçek gibi duruyor.

partenza

Etik tartışmaları dışında üzerinde düşünmeye değer iki soru:

1-      Bugüne kadar “İnsan; düşünen, konuşan, hisseden ve akıl sahibi varlıktır,” tanımıyla kendimizi tanımlayıp ayrıştırdık diğer varlıklardan. Tüm bunları daha gelişmiş düzeyde yapabilen bir teknoloji yaratma eşiğine geldik şimdi. Karşımızda bizim ürünümüz olan, bizi aşan bir teknoloji var. Kendimize insan diyorsak, onlara nasıl bir tanım yapacağız?

2-      “Düşünen, konuşan, hisseden ve akıl sahibi” olmak insanı özel kılmıyorsa “insan” tanımını nasıl yapmalıyız? “İnsan” kime denir?