By

Karikatüre Dair

 

Dört gün içinde yaşanan olaylardan yalnızca birkaçı:

Charlie Hebdo katliamı ve Türkiye’de katliama “ama” başlangıcıyla yorum yapanların sayısal oranı,

Nijerya’da Boko Haram’ın iki bin kişiyi katlettiğine dair haberler,

Fuat Avni’nin “Büyük alışveriş merkezlerinden ve kalabalık yerlerden uzak durunuz. Her an Yezid’in hain planlarının terör kurbanı olabilirsiniz,” uyarısı,

Diyanet ve Nurettin Yıldız’ın fetvaları:

Diyanet İşleri: “Dövme yapan ve yaptıran kadınlar, kaşından yüzünden tüy aldıranlar lanetlenmiştir.”

Nurettin Yılmaz: “6 yaşında çocukla evlenebilirsiniz”…

stephen mumberson

(Çizim: Stephan Mumberson)

Wikipedia’da karikatürün tanımı için şöyle deniyor: “Karikatür, ele aldığı konuları komik veya iğneleyici olması için abartan ve çarpıtan resim türüdür.”

Türkiye’de mizah dergilerinin insanların algısını açabilmek için abartma veya çarpıtma gereği duymadan çizimlerini yapabileceklerini görmek pek zor değil. Zor olan karikatür dergilerinin tüm baskılara rağmen ayakta kalmaya çalışmaları.

Karikatür kelimesi, İtalyanca yüklemek veya sorumlu tutmak anlamına gelen “caricare” kelimesinden türetilmiş ve Türkçeye Fransızcadan giriş yapmış. “Anlam yüklenmiş resim” anlamına gelen karikatürün tarihte başlangıcı oldukça eskilere, mağara duvarlarına dayanıyor. (1)

Turan Selçuk karikatür tarihi için, “Tarih öncesi insanları, yaşamlarını çizgilerle anlattılar. Bunun ilk örneklerini “Altamira” ve “Lascaux” mağaralarında görüyoruz. Demek ki, Yazı’dan önce çizgi vardı,” diyor.

Mağara duvarlarında ekinlerin biçilip işlenmesini anlatan resimler karikatür sanatının öncülleri olarak gösterilirken bugün bildiğimiz anlamıyla modern karikatürün başlangıcı olarak 17. Yy. gösterilmekte. Modern karikatüre öncülük eden çizimlerinse Leonardo da Vinci’ye ait olduğu söyleniyor. “Resimlere baloncuklar içine yazılmış metinlerin eşlik etmeye başlaması” denildiğindeyse 19. ve 20. yüzyıl karikatürün altın çağları.

Başlangıçta İtalya ve Fransa’da kapalı aristokrat çevrelerde gündemde olan karikatür zamanla bir iletişim aracı olarak yaygın kitlelere gazete ve dergiler vasıtasıyla ulaşıyor. Bugün, gazete ya da dergi karikatürleri kronolojik olarak izlendiğinde bir ülkenin tarihini, o ülkede yaşanan siyasal-sosyal değişimleri anlama olanağımız var.

Türkiye ve karikatür denildiğinde bu coğrafyaya özgü karikatür öncülleri olarak Hititler’i anabiliriz. Yaşadığı durumu mizah yoluyla anlatmaya oldukça yatkın bir coğrafya olan Anadolu’da bulunan Hitit kabartmalarından bazıları, işleri eğlencelerde insanları güldürmek olduğu anlaşılan kişileri canlandıran kabartmalardan oluşuyor. (2)

Karikatür özellikleri taşıyan bazı minyatür eserleri, Dede Korkut, Köroğlu masalları, Karagöz oyunlarında kullanılan figürler, Nasreddin Hoca ve Bektaşi fıkraları ülkemizde karikatürün varlığına zemin hazırlayan birikimler olarak yorumlanıyor.

Karikatürün tarihçesini kısa bir yazıya sığdırmak olanaklı değil, ama bir iki not daha ekleyelim;

-Osmanlı döneminde ilk karikatür 1867’de yayımlanıyor. 1870’te Teodor Kasap’ın yayımladığı Diyojen ise ilk Türk gülmece dergisi.

-2. Abdülhamid’in gazete ve dergilerin çıkmasını engellemesiyle karikatürsüz geçen bir dönemin ardından 1908’de 2. Meşrutiyetten sonra karikatür tekrar canlanıyor.

-Cumhuriyet dönemi “karikatürde sadeliğe gidilen dönem” olarak tanımlanıyor.

-İlk kadın karikatüristimiz Selma Emiroğlu (1927-2011)

-İlk Türk çizgi roman sayılan “Amcabey”in de yaratıcısı olan Cemal Nadir Güler (1902-1947) klasik karikatür döneminin ülkemizdeki en büyük temsilcisi.

-Karikatür ve Mizah Müzesi 1975 yılında kuruldu. (Müze, İstanbul Kasımpaşa Stadı’nın üstünde. Garip olan şu ki; hafta içi saat 16.30’da kapanan müze hafta sonu tamamen kapalı)

Karikatürün ülkemizdeki tarihçesine dair detaylı bir yazı okumak isteyenlere Burak Ergin’in blog’unu tavsiye edebilirim : http://burakergin.blogspot.com.tr/p/karikatur-tarihi-turkiye.html

Son olarak “karikatür çizeri kimdir?” sorusuna verilmiş en güçlü yanıtlardan biri:

“Karikatürcünün konusu, günlük hayatın en küçük parçalarıyla birlikte toplumun bütünüdür. Karikatürcü için yerde ve gökte, düşlerde olduğundan çok daha fazla şey vardır. Belki de karikatürcüler akademik ortama veya standartlara aldırmadan hayatı anlamaya çalışan filozofların son temsilcileri.” Stephan Mumberson.

 

(1) Wikipedia

(2)Üstün Alsaç – Türkiye’de Karikatür