By

İnsan Ömrü 90 Lira

 

Üç, beş Çapulcu Soma Katliamında vefat eden madencilerin köylerindeyiz…

Kolunda 10 liralık kol saati ile ölen madencimizin eşi :

“Ben görmedim, söylediler, kocamın saatini göstermişler televizyonda. Ben kocamın ölüsünü kol saatinden tanıdım. “Bu benim kocam!” dedim. Onu bulana kadar 200 madenci cesedine baktım. Kocamın bedeni üstüne başka ölüleri koydular, bağırdım “Utanın!” dedim. “Yan yana koyun ölüleri!” diye bağırdım. Beni kucaklayıp dışarı attılar sonra.”

Kol saati 10 lira. İnsan ömrü 90 lira…

Bir delikanlı:

“90 lirayı ödememek için son ana kadar maskelerini kullanmayıp, son anda kemerinden gaz maskesini çıkarmaya çalışırken ölenler var. Madenciler ellerine gaz maskelerini alıp iniyorlar yer altına. Gaz maskesini kullanmak bedava değil. Diyelim madende çalışırken bir yangın çıktı ve karbonmonoksit düzeyi arttı ve işçiler doğal olarak gaz maskelerini taktılar. Ve madenden sağ çıktılar. Gaz maskesini kullandıkları için maaşlarından 90 lira kesiliyor.”

aviary_1400945246577

Elmadere ve Çanköy…

Çocuklar çok küçük. Olanların tam farkında değiller. Sokakta oyun oynuyor çocuklar. Çocuklar bu Dünya’dalar…

Köyün ana direği olan gencecik erkekler 30’dan fazla yetim bırakarak, 20’sinde, 26’sında can vermişler. Erkekler Ahiret’teler…

Kadınlar…

Neslihan Ana: “ Kuzum, hem kendi ailesine, hem bize, hem öbür hasta oğlumun ailesine bakıyordu…”

Aslı: “Kader diyorlar, kader değil, onlarda biliyorlar. 2 çocuğum var. Hayat yarım kaldı…” (Aslı çocuklarıyla pencere camları olmayan bir evde yaşıyor.)

Selcan Ana: “ Zenginlere kurban ettiler yavrularımızı…”

Elif: “2 çocuğum geride kaldı. Evin reisi artık benim. Bana “bir şeye ihtiyacın var mı?” diye sorulduğunda kendimi suçlu hissediyorum…” (Elif, hem eşini hem kardeşini kaybetmiş. Elif’in evinde bir yatak, bir buzdolabı, 2 kilim ve birkaç minder var yalnızca.)

Senem Ana: “Dedim, oğlum gitme bugün madene, bildim ben olacakları. Dinlemedi yavrum gitti, gitti gelmedi…”

Tomurcuk: “ Madende bunların olacağı belliydi. Çok kusur vardı madende, eşim de anlatıyordu. Bunlar bizi öldürecek diyordu… Acım beni eziyor…” (Toprağa verildiği gün bir oğlu olan Ergün Sidal’ın eşi Tomurcuk, kucağında 9 günlük süt kokan yavrusuna bakarak hiç durmadan ağlıyor…)

aviary_1400945749015

Perihan: “ 18 yaşındaydım ben onunla evlendiğimde. Çok seviyordum, okumadım onunla evlenmek için. Çok seviyorum… 6 yıl yetmedi, doyamadım ben ona. Çok seviyorum, çok seviyorum… Rüyamda bana “ben ölmedim Perihan!” diyor. Çok seviyorum… 2 çocuğum var. Evin sıvasını yapıyordu, yarım kaldı. Pazartesi yine sıva yapacaktı. Çok seviyorum ben onu!…”

Kadınlar…

Geride kalan eşler, analar, bacılar gözlerimizin içine bakıyorlar…

Kadınlar Araf’talar…