By

Demokraaasi!

Demokraaasi =  +Alo Fatih! – Evet Efendimiss

10. yıl marşının sözleri Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta’nın canını sıkıyor. Öyle kızıyor, öyle içerliyor ki sözlere, kendisine uzatılan ilk mikrofona coşku ile içini döküyor:

‘Ana yurdu dört baştan ördük’ falan diyen insanlar bu memlekette bir tren rayı bile bir yerlere döşememişler. Ama 11-12 yıllık süreç içerisinde Türkiye’de yapılanlar belli.’

Balta’nın coşkusu salonda yeterli karşılık bulamayıp, dinleyicilerin konuşma salonunu terk etmeye başlaması üzerine Balta: ‘Durun arkadaşlar, gitmeyin’ diyor ama olmuyor; Balta, boş salona ‘demokraaasi’ konuşması yapmak durumunda kalıyor.

Demokraaasi iyi bi’şey. Otorite gibi değil.

‘Otorite’ kelimesini duyunca insan kelimenin bir ağırlığı olduğunu düşünüyor. Belirli bir raconu, kurallar silsilesi olan bir -izm donanımı bekliyor haliyle. Fakat öyle raconlu, ağırlıklı, cool babylik bir durum olmadığı, pratiği görülünce anlaşılıyor. Araya ikinci, üçüncü, dördüncü adamlar falan koyup ‘sağlam irade’ yazılımlı otoriter yorgunluk yaşamıyor insan.

Direkt arıyorsun:

-Alo Fatih!?

Abdullah’ın numarasını telefona nasıl kaydettiğini ilk etapta hatırlamadığın için Fatih biraz zaman kaybı oluyor belki, olsun. (Abdullah ismi telefona kaydedilirken önerilen olasılıklar: Apo / Abdi / HT Reji / KJ ci Abdik)

Demokraaasi en güzel bi’ şey.

Hırsızlık yaparken konuşmaların ortalığa saçılıyor:

-Bu milletin a… koyacağız, sen merak etme.

-İnşallah, inşallah.

Demokraaasilerde çare tükenmediği için kimliğin ortalığa saçılmaya başladığı an interneti yasaklıyorsun, mis gibi.

Demokraaasi çok hoş bi’ şey.

‘Gelişmiş ülkelerde de var, yasak değil tedbir, bana ne.’ Desen de, demokratik ülkeler senin için şöyle diyor:

‘Yeni önlemler, yönetimin internete kapsamlı şekilde müdahale etmesine ve Türkiye’deki tüm internet kullanıcılarının bilgilerini mahkeme gözetimi olmaksızın elde etmesine imkân tanıyor, Türkiye için endişe duyuyoruz. Bu girişimler, ifade özgürlüğü konusundaki uluslararası standartlarla uyumlu değil. Ayrıca, ifade özgürlüğünü, araştırma gazeteciliği, gazetecilerin kaynaklarının korunmasını, internet üzerinden bilgiye erişim ve siyasi tartışmaları önemli ölçüde etkileme potansiyeline sahip.’

‘George Orwell’ın 1984 romanından bir farkı yok. Türk hükümeti “Big Brother”a benziyor.’

Sevgili Big Brother;

İnterneti yasaklamak bir işe yaramaz. Biz zaten bilginin digital aktarımından bunalmış, içi daralmış, insanlarız. Metin – 2 oynayan çocuklarsa bizden beter takıklar bu konuya. Çok zorda kalınırsa manyetik alan üzerinden aracısız iletişim sağlayan teknolojiyi icat etmek zorunda kalabiliriz, hepsi bu.

‘Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan,

Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.’

1960’larda hız kazandı ihanet. Demiryollarını söktüler. Otomobil lazımdı memlekete. Ama biz yapalım istemediler otomobilleri. Otomobil sanayinin kurulmasını engellediler. Batının sanayi çöplüğüne çevirdiler memleketi. Önce demiryolları ağını durdurdular. Sonra kooperatifleri yok ettiler.

Son 11-12 yılda ne yapıldığı ise belli; elde avuçta ne kaldıysa hepsi yok edildi. Buğdaya, samana muhtaç son halimiz.  İhanetin ‘son versiyonu’nun Ekonomi dediği şey, inşaat ve paketleme sektöründen ibaret.

Ziraat Bankası, Sümerbank, Eti… Hepsi kooperatif sistematiği ile kuruldu. Atatürk’ün iktisadi politikasıydı kooperatifler. Bugün tüm batı ve özellikle Amerika ekonomisinin bel kemiği olan kooperatifler.

Her daim iktisat hocam olan Nasrullah Ayan söyledi: ‘Californian Almonds Growers Exchange (CAGE) ‘in bademi soktuğu şekiller ve pazarladıkları ürünlere bir bak. Biz Fındıkta bunu yapamadık işte. Bluediamond’a internetten bak Ayşe, anlarsın halimizi.’

Balta coştukça coşuyor:

‘Arkadaşlar, sizlerden bir kardeşiniz olarak şunu söylemek isterim; sloganlarla bu memlekette bir şeyler yaptığını zannetmeye çalışan insanlar, 10. Yıl Marşı’na takılıp kalan insanlar!’

Öyle slogan atmakla olmuyor Bakan Yardımcısı Balta, girin internete, Prof. Suna Kili’nin kitaplarında da olan 10. Yıl gerçeğini okuyun:

Atatürk döneminde Türkiye’ de ve Dünya’ da Sanayi Üretim endeksleri:

Yıl      Türkiye   Dünya

1929     100      100

1930     106       86

1931     112       76

1932     118       65

1933     131       75     (10. Yıl)

1934     141       80

1935     141       92

1936     149      102

1937     165      110

1938     174        96

Oya Köymen, A Comparative Study, of the Anglo – Turkish Relations (İngiliz – Türk İlişkileri Üzerinde Karşılaştırmalı Bir Çalışma / Universty of Strathclyde (Glasgow) Ekonomi Bölümüne sunulan doktora tezi)

Sizin Demokraaasi dediğiniz şey belli:

+Alo Fatih!?

-Evet, Efendimiss!