By

İlkeli Düşünmek Lüks Tüketim Malzemesi Değildir

 

“Memlekette ilke falan kalmamış, parlamenter sistem elden gidiyor, diktatörlük resmiyet kazanacak ve sen tutturmuşsun “evrensel ilkeler!” diyen arkadaşların sayısında bir miktar artış var.

İlkelerde ısrar etmek, çoğunluğa reel gerçeklikten uzak, romantik, ütopik ve naif geliyor olabilir. Fakat belirtmeliyim ki; düşünürken, yazarken, önce kendimi sonra başarabilirsem birkaç arkadaşımı “düşünce üzerine düşünmeye sevk edebilir miyim acaba?” sorusunu samimiyetle kendime dert ediniyorum. Yazı yazmaya bu sebeple başladım ve bu sebeple yazıyorum, hepsi bu. Devamını Oku

By

Gezicilere Şiir

Gezicilere Şiir

Kederlisin biraz nedense…

Çiçek açmalısın oysa!

Bahçe olmalısın,

Suyu ısırmalısın! Devamını Oku

By

Gezi’yi Anlama Kılavuzu

geziresimleri

“One day, Nasreddin Hodja walks over to Akşehir Lake with copper bucket in his hands and starts pouring spoonfuls of yoghurt into the lake. Seeing Hodja near the lake with a copper bucket full of yoghurt, the curious villagers ask:

-”What’s up, Hodja? What on earth you up to?”

-”I’m turning the lake into yoghurt” replies Hodja.

-”Reverend Hodja, could a lake ever be fermented?” the villagers retort.

-”I do know it wouldn’t, but what if it does?” is the reply from Hodja.

Türkçe Meali: Nasreddin hoca bir gün kaşık kaşık yoğurdu göle bandırarak gölü mayalamaya başlamış. Demişler: Napiyon Hoca? Devamını Oku

By

İnsan Ömrü 90 Lira

 

Üç, beş Çapulcu Soma Katliamında vefat eden madencilerin köylerindeyiz…

Kolunda 10 liralık kol saati ile ölen madencimizin eşi :

“Ben görmedim, söylediler, kocamın saatini göstermişler televizyonda. Ben kocamın ölüsünü kol saatinden tanıdım. “Bu benim kocam!” dedim. Onu bulana kadar 200 madenci cesedine baktım. Kocamın bedeni üstüne başka ölüleri koydular, bağırdım “Utanın!” dedim. “Yan yana koyun ölüleri!” diye bağırdım. Beni kucaklayıp dışarı attılar sonra.”

Kol saati 10 lira. İnsan ömrü 90 lira… Devamını Oku

By

İşit, Ey Cemaat-i Anadolu!

 

“Bütün diktatörlükler bir fikirle yola çıkar, lakin her fikir biçimini ve rengini onu gerçekleştiren insandan alır.” Stefan Zweig

21. Yüzyılda bir katliam oldu. Yüzlerce insan öldü…

Başbakan, 19. yüzyıldan örnek vererek Soma’da yaşamını yitiren insanlar için şunu dedi: “Bunlar olağan şeylerdir, bunun (madenciliğin) fıtratında var…”

İnsanlık tarihinde bir başbakan, bir yönetici böylesi bir tespitte bulunmuş mudur bilemiyorum, fakat rahatlıkla söyleyebilirim ki sarf edilen bu cümleden sonra yaşadığımız her şey bir kâbus gibi. Zifiri karanlık…

“Bu cümleyi söyleyen ve bir vatandaşı tekme tokat döven biri bizim Başbakanımız nasıl olur?” sorusu… Tam bir zifiri karanlık… Devamını Oku

By

Yapay Zekadan Haber

 

Sibernetik, Hologram, Kuantum, Manyetik Alan, Yapay Zekâ gibi konularda önemli gelişmeler oluyor. Özellikle “yapay zekâ” konusu bilindiği gibi tüm teknolojiyi derinden etkileyip değiştiriyor ve değişimin hızı her geçen gün katlanarak büyüyor. Geliştirilmiş dil kuramlarıyla hayal dünyamızı zorlayan önemli adımlar atılıyor artık.

(yapay zekâ konusunda –bir ön bilgi olarak işe yarayabilir– daha önce yayınlanmış bir yazım: http://www.ayseacar.net/2014/01/ )

Bu adımlar “yapay zekâ ve etik” üzerine yapılan tartışmaları da beraberinde getiriyor doğal olarak.  Esasında tartışmalar uzun zamandır yapılıyor, fakat gelişmelerle ilgili bir nevi “uyarı” niteliği taşıyan makaleler yeni yeni yayınlanmaya başladı.

Geçtiğimiz hafta bilim dünyasının en tanınan isimlerinden olan Fizik Profesörü Stephen Hawking, İngiliz Independent Gazetesi’nde yayınlanan makalesinde ciddi uyarılarda bulundu ve Yapay Zekâ teknolojilerinin kontrolsüz gelişimine dikkat çekti. Uyarı öyle bir düzeydeki Hawking, yapay zekâ konusundaki gelişmelerin “insan ırkının son başarısı” olabileceğini dahi belirtiyor. Devamını Oku

By

Para Yok Para!

Diyelim ki bir gün bir Başbakan oldunuz. Reel-politika, rasyonel akıl, devlet, yurttaş, demokrasi, hukuk, özgürlük, gibi kavramların içeriklerini idrak edecek bir durumunuz da mevcut değil. “Ama bunların hepsi sandıkta zaten var” deyip her geçen gün büyüyen sanal bir özgüven geliştirdiniz. Bu sanal duygu durumu sayesinde kendinizi ülkenin sahibi, halkı tebaanız zannedip “Oidipus Komleksi” ne gark oldunuz ve bazı kitleleri de “Elektra Kompleksi” ile peşinize taktınız.

İşçiler, öğrenciler, gençler ancak benim istediğim yerde eylem yapar, kadınlar istediğim gibi davranır, din ben ne diyorsam o olur, gazeteci ben ne istersem onu sorar ve yazar, hukuk bana uygun olmazsa hukuk olmaz, millet tanımına ben kimleri makul buluyorsam o girer, milli iradeden kasıt benim irademdir, diktatör tanımını ben yaparım…” dediniz. Devamını Oku

By

Yılan-İnsan İlişkisi ve Sembolizm

 

Yaradılış mitlerinin insan bölümünde, insanın yaradılışına şeytanın ciddi bir itiraz gösterdiğine tanık oluruz. Şeytan, insana secde etmeyi kabul etmez. İnsan iradesinin kendi iradesinden daha büyük olmadığına inanır.

Tanrısal Tragedyada bu belki de şeytana verilen bir roldür.  Tanrı “yeryüzünde bir halife yaratacağım” demektedir, cennette değil. Tragedyaya göre insanın cennetten bir şekilde kovulması ve yeryüzünde olması gerekmektedir.

Mitin cennet bölümünde Havva’nın elma ağacı dibinde şeytanla karşılaşmasına kadar insan açısından bir farkındalık yoktur. Farkındalığı başlatan ilk adımı Havva atar. Havva insanlığın ilk soru soran kişisidir. Soru oldukça basittir: “ Elmayı yemeli mi, yememeli mi?” Bu fotoğrafta yılan kılığına giren şeytanın görünüşü için bilgeler şöyle der: kuyruğu üzerinde dikilip Havva’ya bakmaktadır. Görünüm tıpkı bir soru işaretini andırır: (?)

İnsanlık tarihi işte bu soru işaretiyle başlar. Düşünce üzerine bir düşünme edimi olan felsefe, “kuyruğu üzerinde duran yılan” simgesi ile yol alır. Tüm ezoterik öğretileri de kapsayarak dinlere baktığımızda ise yılan karşımıza kuyruğunu ısıran bir görünümde çıkar (Ouroboros)[1]. Devamını Oku

By

Defansa Gel, Kaçma!

 

Birkaç gün içinde bizim yakada olanların bazıları:

Ormanların talanıyla ilgili iki yönetmelik resmi gazetede yayımlandı.

Durum şu: Ormanlık alanlarda enerji üretim santralleri, petrol ve doğalgaz boru hattı, petrol ve doğalgaz arama tesislerinin kurulmasına izin verildi. Ayrıca, haberleşme tesisleri, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesisler ile eğitim ve spor tesislerine, yol, liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu, teleferik hattı, tünel gibi ulaşım tesislerine de izin verildi. Bi’ de ormanlık alanlar içinde, balık üretim tesislerine, odun kömürü gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocaklara, define aramasına, arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına da izin verildi.

(Belki lazım olur diye bir not: Türkiye, 1980’de en çok ormanı olan 33. ülke. 1990’da 55. sıraya geriledi. Şimdi ormanlarını en hızlı talan eden 2. ülke.)

Mit yasası meclisten geçti. Yasanın içeriğinin nasıl bir diktatorya güvencesi içerdiğini bilmeyen yok sanırım.

Detay yazmadan, şöyle ki: Sonunda hepimiz teröristiz, çok şükür. Devamını Oku

By

Twitter’a Girmeyelim Abi!

 

Houston, bi sorunumuz var: Paralel evrenler arasında mesafe artıyor. Twitter ve Youtube’u yasakladığını sanan insanlar var. Bu çok garip…

Bir İngiliz anonim şirketi olan Amerikan siyaset stratejisinin 2 temel argümanıdır:

1-Amerikan halkının çıkarları

2-Amerikan halkının güvenliği

Strateji, güvenlik riski yaratarak çıkar alanları açmaya yarar.

Steven Spielberg’in “Azınlık Raporu/Minority Report” filmini hatırlarsınız. Filmde, yakın bir gelecekte işlenebilecek suçları önceden tespit edebilen önsezili komandolar suçluyu suçu işlemeden yakalayıp, etkisiz hale getirirler. İnsanların gerçekten o suçu işleyip işlemediğini hiçbir zaman bilemeyiz. Devamını Oku