By

Dua…

 

“Tanrım 72 milleti karanlıktan aydınlığa bugün de kavuşturdun, korudun, kolladın… Dileriz ki korumaya, kollamaya devam et… Fakat bizi de unutma…”

Hangi insan dua ederken duada önce insanlığı anar ve kendini en sona koyar. Hangi insan topluluğu önce diğer toplulukların korunması için dua eder ve Tanrısal rahmetin ancak sonunda anar kendini…

Arı duru masumiyet…

Ancak “feragat ahlakına” erişmiş insan ve toplumlarda nefes alabilen masumiyet… Onun yurdu; yüksek insanlık ailesinin yanı başı. “Ön İnsan” aşamasında olan insan ve toplumlarsa yüksek insanlık ailesinin karşısında baştan aşağı yalan ve ilkel.

Karakter ve ahlak sahibi toplulukların varlık kalitesine yoksulluğun gölge düşürmesi mümkün değil. Çünkü hakiki uygarlığın yegâne göstergesi olan “varlık kalitesi” para ile satın alınabilen bir ürün değil.

Bu dua, kimliklerinde din hanesine 1990’lı yıllara kadar “X” işareti konulan, dua ettikleri milletler tarafından son katliamla birlikte 72 kez katledilen (tüm dünya katliamlara seyirci kalmakla katleden konumundadır) Ezidiler’e ait…

Geçen ay, Urfa Viranşehir ve Mardin Midyat’ta (Bacini Köyü) Ezidi Geleneği üzerine saha çalışması yapma şansımız oldu. Şengal katliamından kaçan Ezidileri bu esnada tanıdık. Daha doğrusu gözyaşlarına tanık olduk…

Bir Ezidi şöyle diyordu; “ Biz müritler rahat kaçabilelim diye Pirlerimiz Şengal’de savaşmak için kaldı. Pirlerimiz teker teker ölüyor!”

Ezidi geleneğinde Pirler; bellek taşıyıcı, öğretmen, yol gösterici, bilge, yani geleneğin ana omurgası…

Pirlerin Işid’in elinden kurtarabildiği tecavüze uğrayan 40 kadın var. Geleneğe göre bu kadınların Ezidilikten çıkmış olması gerekirken tarihte ilk kez Pirlerin bilgeliği ve merhameti ile düzenlenen bir “kutsama töreniyle” tekrar Ezidi oldular…

aviary_1408864169527 (1)

(Şengal’den Mardin-Midyat’a sığınan Ezidi Şeyh Ana.. Adı; Şirin)

Bir Ezidi ana şöyle diyor; “Işid’e hakkımızı helal etmiyoruz…”

Hak, helallik nedir zerre kadar umursamayan Işid denilen yaratık ordusu ise tıpkı Vietnam savaşında LSD (sentetik uyuşturucu) yüklenerek insanları parçalayan ABD merkezli vahşi orduyu andırıyor.

Vietnam savaşı 30 yıl sürmüştü. 1945-1975 yılları arasında geçen bu 30 yıllık sürece ses çıkarmadan seyirci kalan insanlara Amerikalı iktisatçılar -kendi yarattıkları bir ürün olarak- kod adı verdiler; “X Kuşağı”. X: isimsiz, tarihte yeri olmayan anlamına geliyor. Bir nevi ölü. Savaş başarısız olunca ortaya çıkan kuşak ise “Y” olarak tanımlandı.

Resmi tarihimizde X olarak kimlik verdiğimiz Ezidiler ekonomi-politik bir güce sahip değiller. İktisatçıları yok. Okulları yok, mabetleri yok, yuvaları yok. Katledilmelerine seyirci kalan dünya insanına “X” demiyorlar.  Fakat yüksek insanlık ailesinin seçkin üyeleri olan Ezidiler her sabah aynı duayı ediyorlar;

“Tanrım 72 milleti karanlıktan aydınlığa bugün de kavuşturdun, korudun, kolladın… Dileriz ki korumaya, kollamaya devam et…”

Bu duayı duyduğum günden beri dua ettiğimde mazlumların en başına artık Ezidileri koyuyorum. Duanın sonuna kendimi koymaya ise samimiyetle söylüyorum ki artık utanıyorum…

Not: Ezidi Geleneği konusunda bana gönüllü öğretmenlik yapan Ezidi Sosyolog Azad Barış geleneği detaylı anlattığı kitabını bitirmek üzere. Umarım okuruz, anlarız, cehaletimizden arınabiliriz.