By

Zamandan Düşmek

 

Yakın geleceğimizin en temel ve yaygın sorusu haline dönüşebilecek bir soru: “Biz kimiz?”

Soruyu kendimize yöneltmemize; içinde bulunduğumuz çağın rasyonel akıl gerçekliğine zor bela tutunurken “zamandan düşme” tehlikesiyle karşı karşıya kalma ihtimalimiz neden olabilir.

Bu düşüş modern yaşamın teknik olanaklarından hepten yararlanamamak gibi bir sorunla bizi uğraştırmayacaktır; uçak üretmiyor olmak, uçağa binmemize engel teşkil etmedi elbette. Ekonomi-Politik belirlenimlerle gerçekleşen bir “geri kalmışlık” bu anlamda çağı yakalamayı (göreceli olarak) tamamen imkânsız kılabilecek bir tablo oluşturmaz. Devamını Oku

By

AKP – Cemaat İlişkisi: Portatif İman

 

“Lost” kelimesinin Türkçe karşılıklarından birkaçı: kendini kaybetmiş, şaşırmış, yitik…

Previously on Lost (önceki bölüm)

“Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısının hit olduğu dönemler. O vakitler Başbakan olan Erdoğan Türkçe Olimpiyatları açılış konuşmasını yapıyor. Date: 2012

“Güzel Türkçe’mize kendi seslerini, kendi ahenklerini, kendi renklerini katanlara teşekkür ediyorum. Tüm okul yöneticilerine ve desteği geçenlere teşekkür ediyorum. Elbette en büyük takdiri Türk Okulları’nda görev yapan öğretmenlerimiz hak ediyor.”

Duygulu anlar yaşanıyor. Coşku âdemelmasına (gırtlak çıkıntısı) dayanınca Erdoğan Fethullah Gülen’e sesleniyor: Devamını Oku

By

Bir Talmud Hikayesi

 

Her şey ortada; zalim, hain ve cahil olanların siyasi iradesinde günlerimiz ziyan oluyor. Muhalefetse yok hükmünde. Kendi fikriyatını yitirdiği ve iktidarı taklitle iktidar olacağını zannettiği için tarih dışı konumlanmış durumda.

“Bu karanlık koridordan nasıl çıkabiliriz?” sorusu her birimizin belki de kendine her gün sorduğu bir soru artık.

Hikâye şöyle:

Genç bir adam mühim bir Rabbiyi (hahamı) ziyaret eder ve ona Talmud öğrenmek istediğini söyler. Devamını Oku

By

Paradigma Sıçraması

 

“Tarih, tekerrürden ibarettir” cümlesinin yeryüzünün en eski cümlelerinden olma ihtimali oldukça yüksek.

Zamanı, geçmişin fasit dairesinden çıkmadan yaşayan insanlar için tarih yalnızca bir tekrar; gök kubbenin altında hiçbir şey yeni değil.

1900’lü yıllar. Osmanlı artık bir imparatorluk değil. İtilaf Devletleri için Osmanlı “kollarda yatan hasta adam”.  17.yy’da başlayıp 18.yy’da tırmanan, 20 yy.’da tamamlanan bir yok oluş. Yok oluşun temel nedeni bir zamanlar geçerli olan “Osmanlı Paradigması”nın (iktisadi-siyasi paradigma) artık zamanın aklına uyumsuz olması ve Osmanlı’nın bu doyuma ulaşmış paradigmada kalmakta ısrar etmesi.

Paradigma: “Belli bir süre için egemen olan bir model”. Devamını Oku

By

Ak-Beton

 

İnsan tarih boyunca yaşadığı mekânda (mağara, ev, ofis), sokakta, şehirde, ne görüyor ve ne seyrediyorsa kendi bilinç içeriğini seyretti ve seyrediyor.

Ev, bir insanın iç dünyasının dış yansıması… Köyler, kasabalar, şehirler ise bir toplumun iç dünyasının dış yansıması…

Bazen köylerden, kasabalardan şehirlere gelen insan için şehirde yaşamak yaşamın üst aşaması, gelişmesi olarak tanımlanır; şehirde yaşayan insan köy insanına göre kendini daha üstün ve gelişmiş olarak konumlar. Bu yanılgı insanı özgüven yitimine uğratır. Özsüz bir güven inşa etme çabasında olan insan kendi küçüklüğünü (özgüvensizlik) büyük binaları seyrederek ya da onları inşa ederek gizlemeye çalışır. Devamını Oku