By

Samimiyet

 

Tanrıça İsis’in yüzünde bir peçe…

“O peçeyi kaldırıp İsis’in yüzünü görmeye “ölümlülerin” gücü yetmez” denilir.

Varlık terazisinde “insan” olana has tüm nitelikler tartıya tek tek konsa, terazide ki en hafif ve tartılması en zor yük, samimiyet üzerine inşa olan masumiyet olurdu.

Samimiyet, insanın ulaşmakta en zorlandığı ve var olan tüm dirençlerine rağmen karşılaştığında kendi zannettiğinden zorunlu olarak vazgeçtiği derin bir masumiyet…

İnsanın yıllarla büyüyüp, bir vakit sonra yaşadığı onca şeyi kendi dışında bir gerçeklik olarak seyretmesi… Dışlamadan, sahiplenmeden yalnızca seyretmesi… Karakterinin tüm fazlalıklardan arınıp varlığının bir bebek kokusuna dönüşmesini seyretmesi… Devamını Oku

By

İlkeli Düşünmek Lüks Tüketim Malzemesi Değildir

 

“Memlekette ilke falan kalmamış, parlamenter sistem elden gidiyor, diktatörlük resmiyet kazanacak ve sen tutturmuşsun “evrensel ilkeler!” diyen arkadaşların sayısında bir miktar artış var.

İlkelerde ısrar etmek, çoğunluğa reel gerçeklikten uzak, romantik, ütopik ve naif geliyor olabilir. Fakat belirtmeliyim ki; düşünürken, yazarken, önce kendimi sonra başarabilirsem birkaç arkadaşımı “düşünce üzerine düşünmeye sevk edebilir miyim acaba?” sorusunu samimiyetle kendime dert ediniyorum. Yazı yazmaya bu sebeple başladım ve bu sebeple yazıyorum, hepsi bu. Devamını Oku